Thursday, December 31, 2009

hosgeldin 2010

Bugun 2009'un son gunu. Bugun icin her zaman ki ozenli yilbasi soframizi hazirliyoruz. her yil evimiz yilbasi gunleri cok kalabalik olur aile dostlariyla. Bol bol yiyip icip, danslar edip, oyunlar oynayacagiz. Saat 12 ye gelirken hep bir agizdan geri sayip 12 oldugunda mutlulukla birbirimize sarilip her birimiz icimizden dileklerimizi tekrarlayip bir umutla yeni yila girecegiz. Yarin sabah yeni bir yila umutla uyanacagiz. Ben severim yeni yillari, bazen huzunlendirsede beni, bu tatli telasini cok severim. Herkesin icine yeni umutlar getirdigi icin en cok severim.

2009 benim icin oldukca mutlu ve basarili bir yildi. Bir suru guzel sey oldu bunun yaninda uzuldugumuz anlarda oldu tabi. 2010'dan beklentilerim cok daha buyuk. Bunlari soyle bir siralamaya koymaya calisacagim ki donup bakayim sonradan:)

- Tum ailem ve sevdikelerim icin cok cok saglikli bir yil diliyorum.
- Minik bebegimiz saglikla zamaninda aramiza katilmasini istiyorum.
- Gavin icin herseyin en guzelini diliyorum her zaman ki gibi.
- Bu sene mezun olabilmeyi can-i gonulden diliyorum bunun icin de cok cok akil, sabir ve guc diliyorum kendime.
- Askimin bizden ayri olacagi zamanlarin cabucak ve kolayca gecmesini diliyorum.
- Askimin da okulunda cok basarili olmasini diliyorum, e ona da akil, sabir ve guc diliyorum.
- Gelecek seneyi kilolarimdan arinmis bir sekilde karsilamak istiyorum.
- Mutlulugumuzun, huzurumuzun her daim devam etmesini diliyorum.
- Ya bir de su hocalar kazik sorular sormasin ne olur.
- Hastalara acil sifalar diliyorum.
- Terorun tum dunyada bitmesini diliyorum.

Bitmez benim bu isteklerim. Herkesin yeni yilini kutlarim. Herkese saglik, mutluluk ve umut dolu bi yil dilerim:))


Friday, December 25, 2009

ilk tecrube ve dogum hikayem!

Ilk hamileligim genel anlamda cok rahat, keyifli ve kolaydi. Ilk trimaster da iki haftalik hafif yemekten sonra ki rahatsizliktan baska beni rahatsiz eden bir durum olmadi. 30 lu haftalarin baslarinda biraz bacak agrim oldu. Doktor bebegin durusundan oturu sinirlere yapilan basinctandir dedi ve bebek asagiya indikce ya da pozisyon degistirdikce rahatlarsin demisti ki dedigi gibi oldu. O zamanlar yasadigimiz sehir oldukca kucuk bir yerdi ve askeriyenin hastanesi kucuk oldugu icin disarida sivil doktora gittim. Ilk gittigim doktor ya da doktorlardan memnun kalmadim. Sayisini bile bilmedigim bir suru doktor bir grupta calisiyordu. Aslinda bu Amerika'da oldukca yaygin bir durum. Durum boyle olunca her randevuda baska doktor goruyorsunuz, dogumunuza da o an gorevli olan doktor giriyor. Ilk hamilelik oldugundan midir bilmem pek pimpirikliydim ve bu durumdan hoslanmamistim. Yaklasik 25. haftada karar verip tek doktorlu bir klinige gitmeye basladim. Niye o kadar uzun bekledim bilmiyorum. Ikinci doktorum oldukca ilgiliydi. Her kontrolde ayni doktoru goruyor olmak, dogumuma bildigim ve tanidigim bir doktorun girecegini bilmek beni cok rahatlatmisti.

Amerika'da her randevuda ultrasound la bakmiyorlar malum, genel olarak 20. haftalardan sonra gobegin olcusunu aliyorlar(fundal height) Bu olculerin icinde bulundugun haftayla esit olmasi beklenir +/-2 hafta olmasi da normaldir cogu doktor icin. Benim olculerim genelde cok tutarsizdi. Bir ziyarette 3cm fazlaysa birinde 1cm az olabiliyordu. Bundan oturu Amerika'da hamilelik geciren cogu kadina gore daha fazla ultrasouna girmisimdir herhalde.

Dogumun beklendigi tarih 9 Ekim'di ve tarih yaklastikca benim sik sik suyum geldi herhalde diye doktora gidiyordum. Basit bir testle hayir iyisin diye beni gonderiyorlardi eve. Hicbir dogum belirtisi gostermedim uzun sure, 9 Ekim'de bile fink fink geziyordum mallarda. 10 Ekim'de doktor strip membrane uyguladi, dogum birkac gun icinde baslayabilir diye beni eve gonderdi. 12sinde tekrar NST icin doktor ofisindeydim, hicbir degisiklik yoktu, birkez daha strip membrane uyguladi beni eve gonderdi. Ben artik kendimce sanki bebisim hic cikmayacakmis hep boyle hamile hamile yasayip gidecekmisim gibi bir dusunceye kaptirmaya baslamistim.


Ayin 13unde saat 4siralarinda koltuktan ayaga kalkmamla bir suyun bosalmasi bir oldu. Hemen gidip uzerimi degistirdim o sirada Jon isten geldi falan ama benim aklima nedense suyumun gelmis olabilecegi hic gelmedi. Daha once suyum geldi herhalde diye doktora kosan ben, oyle bir durumda neden hic telaslanmadim bilmiyorum ki daha onceleri hakikaten kovadan bosalir gibi degildi yani. Jon'la her zamana ki gibi bir aksam gecirip 10 gibi ben yorgunum yatayim artik diye yataga gitmistim. Jon'da yatti ben hafif sancilarla uyanmaya basladim. Jon'i uyandirmaya calsitim sancilarim basladi dogum vakti geldi mi acaba falan diye. Uykusundan uyanmak istemeyen Jon yok canim uyu gecer gibi simdi komik gelen seyler soyluyordu bana. Ancak ben yatakta artik acidan kivranma kivamina geldigimde beni ciddiye aldi ve hemen hastanenin yolunu tuttuk. Ben hastaneye gittigimizde odaya kadar bile yuruyemedim agridan. Kontrolumu yapan hemsire aaa senin suyunda bosalmis 3 cm acilmissin dedi, o anda kafama dank etti o suyun bu su oldugu. Hemen odaya aldilar beni, o sirada coktan epidural istiyorum diye naralar atmaya baslamistim bile. Doktorumu aradilar o da epidurali onayladi, her ihtimale karsi antibiyotige baslattilar falan. Epiduralden sonra hersey yeniden toz pembe oldu, Jon'in annesi geldi, cok yakin bir arkadasim geldi. Yari uyur yari uyanik sabahi ettik. Sabah doktorum geldi kontrole, hersey guzeldi falan. Saat 9da acilma tamamlandi ve itme kismi basladi. O ana kadar cok sabirli, sevgi dolu olan doktorum nedense benim itme teknigimi hic begenmedi ve surekli tripler yaparak hemsireleri azarladi falan.Odadan cikti birkac kere hemsirelere itme konusunda direktifler vererek. O sirada epidural etkisini kaybetti, coktan itme kismina gecildigi icin birsey yapilamadi. Uzun suren itme kisminin ardindan ben doktoru tekmelemeye hazirlanirken o hem episiotomy yapti hem de vacum kullanarak bebegimizi disari cikardi. Gavin 14 Ekim sabahi 950 de dunyaya gozlerini acti. Hemen kucagima verdiler oglumu ancak ben hem acidan hem gecirdigim soktan oturu oyle filmlerde ki gibi ah bebegim benim diye aglamadim. Hemsireler Gavin'in ilk kontrollerini temizligini yaparken doktor isini bitirdi falan, sonra Gavin la ikinci bulusmamis gerceklesti. Bakistik uzun sure sonra hemsireler onu tekrar aldilar ancak bu defa nursery ye goturmek icin.
Gavin 7lb 15oz yani 3.600 kg ve 21 inches dogdu. Oysa ilk ciktigi anda doktorun elinde gozume oyle kucuk gorunmustu ki icimden acaba 6 lb var midir diye gecirmistim:) Sonra anne/bebek kisminda ki odamiza alindik. Ben ertesi gun ayaklandim hemen, dikisler dusundugum kadar rahatsiz etmedi. Genel olarak rahat ve kolay bir dogumdu.

Wednesday, December 16, 2009

canim ogluma

Ah canim oglum benim. Bugun basbasa cok guzel vakit gecirdik. Nasil ozlemisim sadece seninle olmayi bir bilsen. Parkta seninle kosturarak oynamayi, yeniden cocuk olmayi, senin kikirdiyerek bana birseyler anlatmaya calismani ne bileyim iste seni cok ozlemisim.

Sonra ben cocuklarla oynayacagim deyip bir grup cocugun arasina karistin ve ayni neseyle onlarla oynamaya basladin. Ben de seni izledim uzaktan. Eski hallerin geldi gozumun onune, ne cabuk buyudun diye soylendim kendimce ve huzunlendim; diger cocuklarla cabucak kaynasip guzelce oynaman cok hosuma gitti ve oyle guzel bir insan oldugunu bir kez daha dusunup gurur duydum seninle; sonra kaydirakta guzelce sirani bekleyip onune gecmeye calisan minik cocuklara karsi gosterdigin olgunluk beni daha da neselendirdi.

Bebekliginden beri hep ne istedigini bilen, mutlu, sosyal, ozgur ruhlu bir minik oldun. Kafana birseyi taktiysan ona ulasana kadar her yolu denedin ve deniyorsun, Bu kararliligin beni cok yorsada oyle hosuma gidiyor ki aslinda. Tatli oglum benim! Dogdugundan beri yuzunden eksilmeyen gulucuklerin olmasa yaptigin haylazliklara kalbim nasil dayanirdi bilmiyorum.
Eve gelincede eski resimlere baktim, ama milyon tane resim cekmisiz. Ilk gozume carpalardan soyle ortaya bir karisik yaptim:) Bir minis hep mi guler sorusuna cevap evet. Hakikaten benim minisim hep gulmus hep guluyor. Hep boyle kal yavrum benim...

Tuesday, December 15, 2009

Happy Hanukkah!!!


Bugun 5. gun aslinda, Cuma gunu yani ilk gun yazmak istemistim. Bu yilda Gavin dua esliginde her gun icin bir mum yakiyor. Bu sene her gune bir hediye yerine farkli gunlerde birkac hediye seklinde vermeye karar verdik.

Dun

Dun ilk screening icin detayli US a girdim. Bu defa onceden bildigimiz icin aile boyu gittik:) Gavin'da bu testi yaptirmamistim daha dogrusu gerek dymadiklari icin yapmamislardi. O bakimdan bu haftalarda anne karninda bir minik nasildir falan bilmiyordum acikcasi. Gavin'da ilk Us 8. haftadaydi, sonrasinda 18. haftadaydi. Neyse, iste bebisi gorduk ve oyle kipir kipirdi ki US teknisyeni oldukca zor anlar yasadi olcumleri yaparken. Elleri ozellikle surekli yuzundeydi, bir oyle bir boyle dnuyordu. Jon ikinci Gavin mi olacak yoksa deyince hafif bir korku yasadim. Oldukca eglenceliydi bebisin akrobasi sovunu izlemek, umarim sonuclarda guzel gelir.


Thursday, December 10, 2009

Dun ikinci US a girdim ve bebisin biraz daha buyudugunu gordum. US a girecegimi bilmedigim icin tek basima gitmistim, Jonathon sadece resimlere bakmakla yetindi. Hatta bu defa bebisin kollari bacaklari hareketliydi US'da. Dun ebeyi gordum ve o olctu bicti ve bana bebeisin olculeri 1 hafta buyuk dedi. Hehe bu da bana cekti iri olacak diye aklimdan gecirdim hemen, saka bir yana pek guvenemedim ebenin yaptigi olcumlere. Benim ogrendigimden farkli olarak tek olcum yapti soyledi, farkli olcumler yapip ortalamasini almadi, sonucta daha cok erken haftalardayiz. Neyse haftaya bir iki test icin tekrar US olacak, umuyorum ki iyi sonuclar aliriz.

Gavin'a artik yavas yavas anlatiyoruz bebisi. Zaten anatomiye pek merakli olan oglumun birkac kitabinda vardi fetus gelisim resimleri. Eskiden annenin soz dinlemeyen cocugu yedigini dusunen oglum simdilerde biraz daha iyi diyebiliriz. Ancak bu defada bebegin gerekli buyukluge geldiginde annenin agzindan cikacagini dile getirdi, bu da baska derse dedim bende.

Halen cogu zaman unuttugunu dusunuyorum, ne de olsa somut bir kavram olusmadi kafasinda. Hatirlatmaylada olsa yatmadan once herkese dedigi gibi bebegede iyi geceler diyor, kalkincada gunaydin diyor. Bazen magazalarda bebek oyuncaklari gorunce bunu bebege alalim diyor. Hafif begendigi seyleri bebege alalim deyince '' bana alalim ben bebekle paylasirim'' diye garantiye aliyor kendini:) Her aksam uyumadan once yaptigimiz sohbetlerde birkac dakikada olsa bebek muhabbeti ediyoruz. Buyuk abi olma isini cok benimsedigini soyleyebilirim. Ancak bana gecen aksam soyledigi su ''I won't change diaper, I only feed the baby." Himmm, simdilik bu da guzel diye gecirdim icimden.

Ha birde bana kesinlikle bir "sister" istedigini, bebek erkek olursa hastaneye geri goturmemi soyledi. Eskiden beri kizlari cok seven oglus burdada secimini kizlardan yana yapti. Hep beraber bekleyip gorecegiz artik:)

Thursday, December 3, 2009

bugun bitti sonunda:)

Bugun son hastane gunum vardi. Aslinda bugun gecenlerde kar yagisindan oturu ertelenen bir gunun telafisiydi. Gecen haftadan beri evde olunca biraz zor oldu sabah kalkip tum gunu ayakta kosturarak gecirmek. Bugun gene cocuk bolumundeydim ve birkez daha cocuklarla calismanin ne guzel birsey olduguna kanaat getirdim. Minik bebekciklerle oynadim, offf hele bir iki tanesi vardi ki koyup cantaya eve getiresim geldi. Nasil tatlilardi oyle:)) Tabi cok uzucu vakalarda vardi, demek insan boyle zivanadan cikiyor dedirten aileler. Oldum olasi zorlanmisimdir politik olma konusunda, benim icin en buyuk challange bu sanirim. Neyse bugun olumsuzluklara kendimi kaptirmayacagim cunku cok mutluyum ve huzurluyum. Artik son iki donemim, onumuzde ki donemi atlatirsam cok buyuk ihtimalle okul bitti gozuyle bakacagim duruma. Onumuzde ki donem cok cok zor dersler ve cok yogun bir tempo beni bekliyor, hamilelikle goturebilirim umarim.

Dunden beri havalar acayip soguk. Ice age gibi oldu, hersey buz tutmus vaziyette. (Hava bugun 9F di) Ben bosuna kilo almiyorum buraya tasndigimizdan beri:)) Su havalar isinsada biraz disari falan ciksak ne super olur.


Wednesday, December 2, 2009

Friday, November 27, 2009

fun times

Bu hafta superdi. Askimla bol bol basbasa zaman gecirdik. Aksamlari dans etmeye ciktik, sonra bilardo falan oynadik, sinemalara gittik. (Bunlar biizm icin buyuk gelsimeler, cunku annem gelene kadar yani Gavin neredeyse 4 yasina girene kadar Jon'la basbasa disari cikmamizelin parmagini gecmez-hatta elin parmaklari kadar bile etmez. Neden mi? Cunku benim Gavin'i babysittera birakamama gibi bir takintim var. Sadece cok yakinlarima guvenebiliyorum eve saatli cagrilan sitterlara guvenemiyorum) Bunda en buyuk neden aslinda Gavin'in fazlaca kurtlu olmasi, bir dakika yeinde duramamasi-konusmaya cok gec baslamasi. Neyse bunun uzerine ben destan yazabilrim burada birakayim.

Sonra bugun sabahin orunde-hakikaten korunde ama- Jon'la Black Friday alisverisine gittik. Thanksgiving ertesi olan indirimlerden bizde nasibimizi aldik. Bunu her sene yaparim ve cokda eglenirim. Bu senede boyle oldu.

Jon bu hafta izinliydi ve pazartesi gunu is basi yapiyor. Yani onumuzde son birkac gunumuz var, araya bir de Denver gezisi sikistirirsak super olur:)

Monday, November 23, 2009

ilk randevu

Bugun ilk OB randevum vardi. Doktoru arkadas tavsiyeleriyle secmistim ve olumlu bir ilk gorusme, tanisma oldu. Ilk hamileligimde her doktor randevuma onceden hazirladigim uzun ve detayli soru kagitlarimla giderdim. Bu defa birkac soru anca sordum ki doktor israrla sorunuz var mi demeseydi onlarida sormazdim buyuk ihtimalle. Jon benden cok soru sordu , hatta doktorla olan konusmamizi cok ''technical'' buldu ve aciklamalar bekledi aralarda.

Randevunun en onemli kismi ultrasound'du tabiki. Heyecandan dersten bile erken cikmistim bu sabah oysa ancak sasirtici derecede sakinidim bebisi ve kalp atisini gordugumde. Doktor benim heyecansiz ve sakin durusumdan midir bilmem surekli ''look at the baby, what a wonderful little baby'' gibi gaza getirici laflar etti.

Belki bebisi gormek beni gercekle daha bir yuzyuze getirdi. Gavin'dan sonra ki acabalar tekrar yukseldi icimde. Oyle cok sorular ve endiseler var ki icimde, bazilarini kendime bile itiraf edemiyorum. Ne kadar isteyerek ve planlayarak olmusta olsa bu hamilelik, Gavin'dan sonra ki agir PPD, beni dusunduruyor.

Isin tabi birde kilo kismi var ki! Su anda Gavin'a 9 aylik hamileykenkinden daha fazla kilom:( Gavin'a hamileyken cok fittim ve toplamda 9 kiloyla bitirdim hamileligi ve dogumdan 2 hafta sonra eski kiloma donmustum. Ama son 2 senedir yavas yavas aldigim kilolar damlaya damlaya gol oldu ve yapisti uzerime. Ne diyeyim, sonum hayir olsun...

Kendime not duseyim birde- bu hamilelik ilkine gore cok cok farkli ilerliyor. Cok erken baslayan ve siddetli gun boyu bulantilar var. Kramplar ve agrilarda cabasi. Hehe degismeyen tek sey istahim tabi:)))

kisa notlar

Bu doneminde sonuna geldik. Yarin son final ve sonrasinda uzuuun bir tatil beni bekliyor. Hos gelecek hafta kardan oturu ertelenen bir hastane gunu telafim var ama onu saymiyorum. Bu tatilde bol bol oglumla zaman gecirmek istiyorum, askimla bilardolar oynayip, danslara gitmeyi dusluyorum:)

......................

Thanksgiving bu Persembe, birkac arkadasla gene baska bir aradasin evinde toplanacagiz. Gelenek hep bizim evde toplanmaktir Amerika'ya geldigimizden beri, degisiklik olacak bu. Yemek hazirliklarina baslamadigim gibi, daha alisveris bile yapmadim-cok mu rahatim ne??

......................

Havalar iyice sogudu. Ne yalan soyleyeyim artik ders calismak bile iskence geldiginden ve hic icimden gelmediginden oglusla bol bol aktiviteler yapiyoruz ama hep evde:) Insan isteyince pek yaratici oluyormus bunu anladim, hos ben hala cogu aktiviteyi kitaplardan ya da aktivite web sitelerinden esinlenerek hayata geciriyorum ya olsun. Oglus mutlu ben mutlu:))

........................


Friday, November 13, 2009

hastane gunleri:)

Oldukca yogun bir donem. Hastanede kadin dogum bolumundeyim. Oldukca eglenceli geciyor genel olarak. Minik bebisleri kucaklamak, beslemek, en onemliside dogduklarina sahitlik etmek cok eglenceli. Tabi hergun boyle gunluk guneslik gecmiyor. Bazen oyle cahil aileler oluyor ki, bu beebgi ben bu insanlarla nasil eve gonderecegim diye dusunmeden edemiyorsun. Gerci social service'in hakkini da vermek gerekli. Cogunlukla gozlemleri aldiklari onlemler cok cok yerinde. Ama sistemde ki aciklarida degerlendirmeyi bilen insanlar yok degil. Boyle seylere sahit olunca acaba sosyal servis gorevlisi olmak daha mi iyidir dye dusunuyorum!

Ben boyle konusunca beni asiri bulanlar var kendi sinifimda bile ama is burda bitiyor. Bazi insanlarin anne baba olmasi engellenmeli. Bazi kadnlara bacaklarini kapayabilmeyi ogretilmeli. Ne bileyim bu dersle falan olacak sey degil. 4-5 cocuk dogurup bunlarin hepsinde her turlu uyusturucuyu kullanip cocuklarin sakat dogmasina neden olan bir anne(!) tekrar hamile kalmamali. Bunun onune gecilmeli. Bu cahilligin otesinde birsey. Sosyal servis ne yapsin bu durumda, cocuklari anneden almaktan baska. Ben kisirlastirilsin bu insanlar, IUD takilsin bir sekilde engellensin hamile kalmalari deyince insan haklari diye dikleniyor millet. Insan haklariysa o bebek insan degil mi, onun haklari ne olacak? Bu konu uzarda gider. En iyisi gidip yatayim, beni bol calismali bir haftasonu bekliyor.

Herkese iyi haftasonlari...


Sunday, November 1, 2009

bu da yeni bir donemin baslangici olsa gerek...

Friday, October 30, 2009

mim cevaplari

Sevgili Zencefilli corek ve e.t. nin mimlemesi sonucu acayip mutlu oldum, e nede olsa ilk mimim oldu bu:) Biraz gec oldu ama kizlar idare edin artik. Cok tesekkurler...

1-Bloğuna neden bu ismi verdin?
Bloga kendi adimi verdim, hehe yaraticiligin bu kadari:) Daha cok kendimle ilgili olacagi icin sadece adimi verdim.

2-Blog yazarken star tribiyle istediğin,olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?
Hayir, feci bir internet muptelasi oldugum icin laptop'imla yatip kalktigim icin ve gittigim hemen heryerde internet baglantim oldugu icin daha ne isterim ki. Ha bir de feci bir cay kahve tiryakiligim oldugundan elimde her daim olan sirin kupa bardaklarim vardir.

3-En son satın aldığın garip şey?
Himmmm, bu sorunun cevabini cok dusundum. Aldigim hicbirsey tuhaf gelmiyor ama soru sorudur deyip cevaplamak lazim. Sanirim yapay kan boyasi aldim. Halloween dekorasyonu icin heryerinden kan dokulen korkunc heykelcigimiz icin aldim.

4 -Şeker gibi olduğun anlar?
Genel olarak hep seker gibiyimdir kendim diye demiyorum ha:) Yuzum her daim guler bu durum basima hastanede bazen is acsada, alismis kudurmustan beterdir:) Ama en en en seker anlarim karnimin tok sirtimin pek oldugu durumlardir:)

5-Arkadaşım artık sormayın şunları dediğin şeyler?
Are you hispanic? He he aslinda bir hispanic'e gore fazlaca iriceyim amma velakin tenim esmerimsi oldugundan olsa gerek bu soruyu cok aliyorum. Bazen hastanede beni cevirmen olarak cagiriyorlar acayip kil oluyorum o zaman.

6-Aynaya bakınca gördüğün?
Yorgun ama mutlu bir insan goruyorum. Cogunlukla bir yerlere yetismeye calsitigim icin ayna karsisinda gecirdigim zaman gunden gune kisaliyor.

7-Kendini okutan blog dediğin?
Himmm, takip ettigim blogun yazarlari seker tadinda yaziyorlar. Cok icten yaziyorlar bir de turkceyi cok guzel kullaniyorlar , acayip imreniyorum bu insanlara. Imrendigimle kalmayayim okuyup birseyler ogreneyim diye firsat buldukca bakiyorum.

8-Bu blog sahibi/sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
himm, bu biraz zor iste. Benim simdiye kadar oturdugum yerler hep kiytiriktan yerler oldugu icin akli olan ha bir de mecbur olan kisilerden baska kimsenin buralarda yasayacagini sanmiyorum:) E bizim de tatile ayda yilda bir ciktigimizi dusunecek olursan birileriyle tanismam zor gorunuyor:(

Monday, October 26, 2009

mim sorusu?

Benim bir sorum olacak, umarim birisi yanitlar. Ben mimlendim:) ama ne yapacagimi bilmiyorum. Birisi aciklarsa sevinirim, tesekkurler...

Friday, October 23, 2009

yeni tecrubeler, ve uzuntuler...

Bugun PICU'daydim. Cok gergin gitmistim hastaneye beni nelerin bekledigini bildigimden. Gavin dogdugundan beri hasta, korumasiz, tacize ugramis ya da iskence gormus cocuklar beni daha bir etkiliyor. Etkisinden kurtulamiyorum boyle durumlarda.

Normal cocuk bolumunde ki miniklerde hasta tabiki, onlarada cok uzuluyor insan ama onlar halen cocukluklarini bir nebzede olsa yasiyorlar evlerine donup hayatlarina devam etme sanslari cok yuksek. Halen gulebiliyorlar ya da oyun odalarina gidip oyuncaklarla oynayabiliyorlar. Ancak bugun ku minikler o kadar hastaydi ki bunlarin hicbirini yapacak durumda degillerdi. Kelimenin tam anlamiyla yasam savasi veriyorlardi! Bugun hem cok sansli hissettim kendimi hem de boyle hissettigim icin suclu. Ama en cok uzgun hissettim kendimi, hem de cok...

Simdiye kadar hep hasta odakli olan ben bugun hasta ailelerinin pediatrics te ne kadar onemli oldugunu farkettim. Eskiden beri aglayan insan gorursem gozlerim dolar ve yutkunmakta bile zorlanir hale gelirim, ne diyecegimi falan bilemem. Simdiye kadar en zorlandigim konu bu oldu hemsirelikte. In that case, I am out of my confort zone.

5 gunluk bebegini kaybeden bir annenin boynuma sarilip aglamasiyla basladim gune. Ne denir ki boyle bir durumda, nasil teselli edilir bir anne. Yapabildigim tek sey onunla birlikte aglamak oldu. Hele bir hasta vardi ki! Detaya inmek istemiyorum ancak bu minigin ailesi gozumun onunden gitmiyor. Umutsuz bekleyisleri, sorgular gozleri. Cevabini bildikleri halde ''belki bir umut'' la sorduklari sorulari. Ote yandan baska bir minik kendi annesi yuzunden olumun esigine gelmisti. Duygusal ruh halim bugunu kaldirmakta cok zorlandi. Yetiskin hastalarin hastanede olmalarinin nedeni cogu zaman kendileri yani yanlis yasam bicimleri, vurdumduymazliklari, vs. Ancak cocuk hastalar icin gecerli degil bu. Onlarin hastanede olma nedenleri bu degil. Icim cok dolu ancak yazacak mecalim yok sanirim.

Sevgili blog, bugun cok sey ogrendim. Guclu oldugum noktalar ortaya cikti ancak bir o kadarda uzerinde calismam gerekenler. Sanirim eksikliklerim cok daha fazla su noktada, ancak bunun farkinda olmakta iyi bir baslangic sanirim. Keske hicbir cocuk hasta olmasa, tek dertleri kirilan oyuncaklari ya da ufak tefek kardes kavgalari olsa. Ya da annelerinin bir opucuguyle butun kiriklari tamir olsa, cok mu sey istiyorum ben???


Sunday, October 18, 2009

son haberler

Carsamba gunu ailecek hatira fotolarimizi cektirdik ilk is. Sonra oglusun yapmaktan hoslandigi herseyi bir gune sigdirmaya calistik. O gun formalite yerini bulsun diye bir de kek alip kestik.

Cumartesi gunu sabahtan basladi party hazirliklarimiz. Niyetim irkac cocugun oldugu bir partynin olmasiydi ancak planlar buyudu falan 15 cocuklu 20 yetiskinli bir 4 yas partysi oldu. Malum soguk memlekette oturdugumuz icin bu mevsimde disarida birsey planlamak cok riskliydi, ancak hava super guzel olunca ve bu kadar cocugun oyun odasina bile sigmasi mumkun olmayinca solugu bahcede aldik:) Sonuc olarak cok eglenceli ancak muthis gurultulu bir gun gecirdik. Butun minikler halloween kiyafetleriyle geldiler ve cok cok sevimli bir goruntu cizdiler. Ancak hepsini bir araya toplayip bir resim cekemedim ya ona yanarim.

Gavin cok olgundu, normalde baskasinin dogumgununde bile hediye merasiminde kiyameti koparirdi ancak bu sene hediyelerin kendisi icin oldugunu bildigi halde partynin sonuna kadar cok guzel bekledi. Herkese tesekkur etti geldikleri icin. Demek ki Gavin gibi ''dare devil'' bir cocuk bile yas ilerledikce olgunlasabiliyormus diye gecirdim icimden. Canim oglum tekrar dogum gunun kutlu olsun, yuzun hep boyle gulsun....

Yarin sabahtan kutuphaneye gidip aksama kadar ineklemeyi planliyorum. Pazartesi ilk peds/OB sinavim var ve ben sadece 1 chapter okudum simdiye kadar. Yusuf yusuf durumlari aldi beni...

Bir de dip not: Cujo bugun 5 puan alarak sampiyonlugunu ilan etti. Cok sevindik:))))


Saturday, October 17, 2009

dogumgunu


Iste bir 4 yas pozu:)



Bu da oglumun 4.yas pastasi. Bu sene bir ilk yapip dogumgunu pastasini evde yapmayi denedim. Malumdogum gunu temasi halloween olunca kekin dort dortluk olmamasi bir sorun yaratmayacakti:) Tabi minik yardimcilarim vardi ve cok eglendik kek yapim surecinde.


Bu da iskeletor oglumun iskelet kostumu:)


Tuesday, October 13, 2009

10/14/05


Yanina uzandim az once, gun icinde sensiz gecen zamanlarimda yaptiklarimi anlattim sana, guzel gozlerini aca aca merakla dinledin beni. Sorular sordun, ve bazilarinin cevaplarini dinleyemeden uyuyakaldin. Bir sure daha kaldim yaninda, seni izledim her gece oldugu gibi ancak bu aksam 4 sene evvelini dusundum. Hastaneye gidisimizi ve sonrasini dusundum. Gene o duygu yuku bogazimi dugumledi. Sonra uykunun arasinda minik ellerinle yuzumu oksayip ''annecim you are my best friendy'' dedin ya, iste o an gozyaslarim sel oldu akti. O minicik bebegim simdi sevgi yuklu, ne istedigini bilen ve ifade edebilen bir minik adam olmustu. O an hicbirseyin anlami kalmadi aslinda, yani kendimi anneligimi sorgulamalarim, cogu zaman duydugum yetersizlik karmasalik yerini huzura birakti. Anladim ki o an, hatalar yaptiysamda seni buyuturken dogru yaptigim cok da sey olmus. Anladim ki ben de seninle dogdum 4 sene once ve seninle buyuyorum. Anladim ki bugun benim de 4. yas gunum bebegim.

You are my sunshine
My only sunshine
You make me happy
When skies are grey...

this is the song I sang to sooth you when you were little, then we sang this song together pretty much anytime:) I love this song and I know you love it as much as I do. You are the reason I wake up in the morning, and you are the reason I keep going even though I am ready to give up sometimes.

I will always think of you with so much love and pride. You are growing up to be a wonderful young man. I love you more than you can ever imagine! You will always be my little smiley face. Happy 4th birthday my son:)

Wednesday, October 7, 2009

hayattayim:)

Sevgili blog,
Ne uzun zaman oldu yazmayali ya da yazamayali. Pazartesi gunu Med/Surg dersimin son sinavina girdim ve soyle derin bir ''oh'' cektim. Ne kadar yogun bir donemdi oyle, uzun ders saatleri, uzun hastane saatleri, uzuun calsima grubu saatleri. Pazaretsi yeni ders basliyor, daha kolay olmayacak belki ama saatleri bir nebze daha kisa sanki. Bekleyip gorecegiz artik.

Onun disinda anlatacak cok sey oldu aslinda bu donem icinde. Annemler buradalar. Gavin artik evde annemle kaliyor. Haftada birkac saatlik okul bakacagim sanirim.

Dunden beri Gavin'in party hazirliklarina hiz vermis bulunuyorum. Gecen pazar evin disini susledik, hos theme halloween olunca suslemeden ziyade korkunclastirdik demek daha dogru olur saniyorum, pumpkinlerimizi aldik hatta birkac tanesini oyduk bile:) Dunden beri kafamda ki menuyu isleme sokmaya basladim. Yavas yavas denemeler yapiyorum guzel olursa party menusunde ki yeri kesinlesiyor. Oyle cok cocuk olmayacak aslinda ama ilk defa annemde dogumgununde olacagi icin belki cok heyecanliyim. Tabi Gavin'in da artik dogumgunu bilincinde olmasinin etkiside buyuk.

En kisa zamanda resimlerle yeni postlar eklemeye calisacagim.


Saturday, September 12, 2009

dogumgunu hazirliklari

Oglumun 4. yasgunu cok yaklasti. Bu sene evde yapmaya karar verdik oglumun partysini. Disarida ki dogumgunleri kosturmaca icinde gectigi icin hicbirsey anlamiyorum ben. 2 saatligine kiraliyorsun bir yer oyunlardi pastaydi hediyeydi derken kosturmaca gibi oluyor. Ancak Ekimde buralar coktan sogumuz oldugu icin bahceye cikmak mumkun olmayacak. Evin icinde cocuklari nasil idare edecegiz diye dusunmuyorda degilim gerci cok cocuk olmayacagi icin cok da zor olmaz herhalde:) Bu aralar zaman buldukca netten dogumgunu oyunlari arastiriyorum ev partyleri icin. 

Dogumgunu temasi "halloween'' yani cadilar bayrami olacak. Jonathon'in en bayildigi etkinliktir bu. Hic usenmez her sene kiliktan kiliga girip evi bastan asagi susler. Ondan banada bulasti. Gavin da cok seviyor kostum giymeyi. Oglumun dogumgunuyle halloween arasinda 2 hafta olunca bu sene boyle birsey denemeye karar verdik. Dogumgunu pastasini da yapmaya niyetliyim.  Bakalim nasil birsey cikacak ortaya!!!

Thursday, September 10, 2009

bugun

hayatimda ne cok seyi gereksiz yere taktigimi, bu seyler yuzunden kendi kendimi strese soktugumu hatirlatacak aci bir olay oldu hastanede. Dunden beri takip ettigim hastam fenalasti ve tek yapabildigim dugmeye basip''kod mavi'' alarmini vermek oldu. Dun de cok iyi degildi, aksam daha kotu oldugunu ogrendim sabah ki devir teslimde. Daha once hic boyle birseye tanik olmamistim. Alarmin calmasiyla odaya aninda dolusan hemsireler, doktor, eczaci, diger teknisyenler ari gibi ordan oraya kosturup gereken herseyi yaptilar. Benim tek yapabildigim odanin bir kosesinde onlari izlemek oldu yasli gozlerle. Sonra sessizlesti hersey, herkes. Ve sonra  girdikleri hizla cikip gitti herkes. Birkac hemsire kaldi geriye herseyi toparlamak uzere. 

Bugun ilk defa gozlerimin onunde bir hayat kaydi gitti ve ben sadece yasli gozlerle izledim bu olanlari. Hersey sakinlestiginde cok kizdim kendime. Bu kadar cok korktugum icin, bir koseye pistigim icin ve elimden hicbirsey gelmedigi icin. Ve kendime soz verdim bugun, olabilecegim en iyi hemsire olabilmek icin. Bir kisinin bile olsa hayatina dokunabilmek icin. En onemli dersse, hayat dongusu icinde elimde ki guzellikleri taktir etmeyi ne cok erteledigimdi. 

Tuesday, September 8, 2009

hapy 7th anniversary

Today will be filled
with happy memories of the past
and bright hopes for the future
Love you...

hastane gunleri

Ileride bana hatira kalsin diye o hafta hastanede yaptigim ya da ogrendigim seyleri kisa kisa not dusecegim. 

Gecen haftanin bir gunu ameliyat oncesi hazirlik bolumunde gecti. Iki IV baslattim ilk defa:) Ellerim oyle cok titriyordu ki kendi kendimi korkuttum elimin zangirdisiyla. 

Sonra ki iki gun icin kendime bir hasta sectim ve onunla gecti zamanim. Cok sekerdi hastam, keske her hasta boyle tatli, sabirli ve anlayisli olsa. 

Sunday, September 6, 2009

simdilerde

Sabah babasiyla skate city de kaydilar, sonra tum gun evde bunlari ayagindan cikarmadi ve her isini bunlarla gordu. Aksamda bunlarla uyuyakalmis buldum yataginda. Bakalim bu sevdasi ne kadar surecek???

camp out at the deck


Colorado eyaletinde disari aktivileri cok yaygindir ve bizde simdiye kadar buranin nimetlerinden fazlasiyle faydalandik. Bu yaz istedigimiz kadar disari aktiviteleri yapamadik hava durumlari yuzunden. Son iki haftadir cuma cumartesi aksamlari evimizin arka balkonunda eski usul cadir kuruyoruz. Gavin bu isten cok memun. Ben kucukken anneannemlerde hava sicak diye disarida uyurduk cibinlik kurup. Bundan oyle buyuk keyif alirdim ki, oglumda benim kadar seviyor bu isi. Iste birkac resim...


felekten bir gun:)( Aug 23)

Okul programinda yapilan bir hata sonucu bu hafta iki gunum bostu ve bir gununu tamamen Gavin'a ayirdim. Sabah goz doktoru randevumuz vardi, sonrasinda hayvanat bahcesine gittik. Sonrasinda evde cupcake yaptik ve cok eglendik. 
Gavin'in kendi elleriyle dekore ettigi cupcakeler, ertesi gun cope gitti o ayri:) Oglus yemez pek boyle seyler de...


devam...

Ertesi gun dersim bitince niyetim kutuphanede ders calismakti ancak bir gunonce ki vukuattan dolayi cok sogudum okuldan ve ilk is oglusu aldim eve geldim. Mudurle gorsutum ve mudur tahmin ettigim gibi hicbir ogretmenin olayi gormedigini falan anlatti. Uzgun oldugunu falan soyledi. Belli araliklarla ogretmenler belli derslere katilip egitim aliyorlar. Mudure hanim bana bu ay icinde bir egitim programi hazirlayacaklarini ve tum ogretmenelin bazi konularda daha bir egitileceginin teminini verdi(!) Biraz sohbet ettik onunda benim kadar bu durumdan rahatsiz olduguna karar verdim ancak sogudum bir kere buradan. Annem yakinda gelecek bir mani cikmazsa, o zaman bu okuldan tamamen alacagim oglumu ve saatelerini ayarlayabilirsem haftada birkac saatlik preschool programina verecegim. Simdi gel teskere gel seklinde annemi bekliyoruz...

Monday, August 31, 2009

sucluluk!

Bugun okul sonrasi oglumu kresten aldim. Yavrum her zaman oldugu gibi boynuma atladi:) Dudaginda ki yarayi farkettim ve ogretmenine sordum. Bilmiyorum dedi ve asil ogretmene sordu. O geldi yanimiza ve haberi olmadigini soyledi. Bu arada ben dudagini kontrol ettim. Muhtemelen birseye carpma sonucu disleri dudagini patlatmis. Dudaginin ici oldukca kotu gorunuyordu ancak disaridan bakincada belli oluyordu cunku dinindada zedelenme vardi. Nasil haberiniz olmaz diye bir posta ikisini azarladim. Gavin cok hareketli bir cocuk ve cok erken yasta ayaklandigi icin dusmelere kalkmalara cok alisik ve kolay kolay aglamayan bir cocuk. Ne oldugunu gormemis bile olsalar sonradan dudagin disinda ki yarayi gorup farketmeleri gerekirdi. Ogretmeni sabah ki ogretmenin burada olmadigini soyledi ve topu o ogertmene atti. Soylene soylene mudure gittim ve sikayet dilekcesi yazdim. Mudur de cok sasirdi ve ogretmenlerle konusacagini ve gerekenlerin yapilacagini soyledi. Ozurler diledi ama neye yarar. Boyle birseyi farketmedikleri gibi kaza raporu bile tutmamislar. Yarin sizi arayip haberdar edecegim diyerek beni telkin etmeye calissada ben gozlerim dolmus vaziyette ayrildim okuldan. Daha fazla ne yazayim ki cok uzgunum...


Sunday, August 23, 2009

simdi okullu olduk:)

Ayin 1 7 sinde Gavin yeni sinifina gecti, 4 yas grubu. Surekli buyumek ve buyuk cocuklarla olmak icin can atan oglum bu durumdan oldukca memnundu. Gerci ilk gun yeni sinifina biraktigimda biraz cekingen bir hal takinmisti ve beni bu durum biraz endiselendirmisti. Ancak aksam onu aldigimda eski sinifinin onunden gecerken iceridekileri gostererek'' anne look at the babies, this is a baby class'' diyerek beni guldurup rahat bir nefes almami saglamisti. Yeni sinifinda mutlu gorunuyor simdilik. 

Ayin 17 sinde benim okulumda acildi ve son surat basladik derslere ve hastane gunlerine. Bu donem bisemester derslerim oldugu icin bir nevi mutluyum ama cok daha yogun olacagim icin stresliyim. Ilk bolumde ''med surg'' aliyorum oldukca hosuma gitti aslinda. Hastane gunleri de eglenceliydi ancak cok cok erken kalkmam gerekti her gun ve dersler, sinavlar, hazirlamam gereken raporlar oldukca zorladi beni. 

Hastaneye haftanin uc gunu oldukca erken bir saatte gidiyorum ve sabah Gavin'i gorme sansim olmuyor. Bu durumu oglum ilk gun cok icerlemis ve Jonathon oldukca zor anlar yasamis. Oysa bir once ki aksam ona uzun uzun anlatmistim sabah uyandiginda benim yaninda olmayacagimi. Ertesi gun sarkilar ve resimlerle durumu daha detayli anlattim. Ilk gune gore daha kolay olmus sabah fasli. 

Okul disinda anlatacak cok fazla birsey yok aslinda. Tum yaz yagisli gecen havalar okullarin acilmasiyla super guzellesti. Acayip sinir oldum bu duruma cunku bu guzel havalarin tadini cikarma sansimiz olmuyor. 

Umarim herkes guzel bir hafta gecirir.

Thursday, August 13, 2009

tadilat sonrasi mutfagimiz:)


Sonunda yenilenen mutfagimizin resimlerini koyabildim. Resimleri aksam cekmistim, isik biraz yetersiz kaldi ama hicyoktan iyidir deyip ekliyorum resimleri:) Malesef tadilata baslamadan once resim cekmeyi akil etmedigim icin once-sonra resimleri ekleyemiyorum. Resimlerin yanlarina aciklamalar yazarak durumu idare etmeye calisacagim:)



Yukarida ki resimde sonradan ekledigimiz dolaplar var. Mutfagin bu kosesinde sadece duvar vardi. Duvari yiktik, o koseye bu dolaplarla birlikte bir breakfast bar olusturduk. Mutfagin diger tarafinda eski bir mutfak tezgahi vardi. Yeni kismin tezgahini bu renk secince eski kismin tezgahinida buna uydurduk. Dolaplara tezgah renginde kulplar taktik. 


Sonradan ekledigimiz kismin baska bir goruntusu. Bu kismin tezgahinida mutfak dolaplarinin rengine uydurduk. Duvari odanin diger duvarinin rengi olan altin rengine boyadik. Kenarda ki dyuvarda ki kablo ev telefonu kablosu. Telefon kablosunu oraya cekmek zorunda kaldik duvari yikinca. 


Bu da yeni mutfak tezgahi ve breakfast barin baska bir acidan goruntusu.
















Son zamanlarda yapilan evlerde mikrodalgalar artik bu sekilde monte ediliyor. Bizim evimiz oldukca eski oldugu icin eski usul mikrodalgamiz tezgahta duruyordu. Mutfak dolabini biraz yukari kaldirarak yeni model mikrodalgamizi bu sekilde monte ettik. Bu arada zor da olsa lavaboyuda gormekteyiz. Lavaboyuda degistirdik bu yenileme sirasinda:) Bu arada unutmadan ekleyeyim. Mutfak dolaplari koyu bir kahverengiydi(profil resmimin arka kisminda gorulen dolaplar mutfak dolaplarinin eski rengi) Tum dolaplari bu renge boyayip kulplar taktik daha modern bir hale sokmak icin. Ayrica duvarlarida yeni boyandi. 


Tuesday, August 11, 2009

anatomi dersi!

 Anne baba tip alaninda egitim gordugu icin evde bolca resimli kitap oldugundan mi yoksa ilgi alani mi bu yonde bilinmez ama oglus anatomiye pek merakli. 

Oglum bu ne?
Brain!
Himm, beyin ne yapar oglum?
Brain thinks...

Oglum bu ne? 
Heart!
Kalp ne yapar oglum?
Eliyle gostererek cevap verir:pumps blood...

Oglum bu ne?
ciyer!
Ciger ne yapar oglum?
help you breath:)

Oglum bu ne? 
Bobyek!
Bobrek ne yapar oglum?
makes pee!

Oglum bu ne? 
Bayirsak!
Oglum bagirsaklar ne yapar? 
makes poop!

Oglum bu ne? 
midye!
Oglum mide ne yapar?
digest mamma...

Ardindan ekler, benim ayzim cevap vermek istemeyor artik! 
Nasil yani???


Bugunlerde

Son posttan bu yana uzun zaman gecmis gene. Gavin gecen hafadan beri krese geri dondu. Ilk gunlerde erken uyanma sorunu olsada simdilerde daha iyi. Ben de bu surede islerimi bitirdim sayilir. Bugun resim cekip buraya koymayi planliyorum:) Wohoooo....

Gunler eski monotonluguna donmeye basladi. Okul sonrasi Gavin'la genelde parka gidip orada piknik usulu aksam yemegimizi yiyoruz. Sonra banyo, puzzle, kitap ve uyku seklinde gunler geciyor. 

Gecen hafta sonu okuldan eski arkadaslarim yemege geldiler. Cok keyifli bir aksam gecirdik. Biz kari koca ev bulusmalarini cok severiz ve evimize bol bol arkadas davet ederiz. Kalabalik ev bulusmalarina Gavin'da cok alisti ve bir sure kimse gelmezse ''let's have party'' der hemen. Ancak bu donem zorunlu olarak bu partylere ara verecegiz. 

Okul pazartesi aciliyor. Ben dun aksam ilk odevimi aldim bile. Sonum hayir olsun:)

Thursday, July 30, 2009

july 22 2009

                            Gavin bana ilk defa soyle dedi: 

                              You are my best friend annecim...

                             Ve beni oyle mutlu etti ki:)

resimlerl

Son gunleri resimlerle anlatmak daha kolay olacak sanirim. Zaten tembellik edip cok resimde koymuyorum buraya. 

Park gunleri:)



birazda spor:)


ve eglence gunleri:)











gecen hafta

Bilgisayar bagimlisi birisi olarak buraya yazmanin daha kolay olacagini dusunmustum. Yanilmisim. Genede istedigim siklikta yazamiyorum. Gerci yaz donemi boyunca internette daha az zaman gecirme karari almistim ki bunda oldukca basariliyim. 

Okullarin acilmasina neredeyse iki hafta kaldi. Tembellige oyle cok alistim ki yogun tempoya nasil ayak uyduracagim bilemiyorum. Ayni sey Gavin icinde gecerli. Benimle kalip gezip tozmaya, evde tembellik yapmaya cok alisti. Tekrar tum gun kres gunlerine alismak oun icinde kolay olmayacak. 

Ev islerinin %99u bitti. Ama tembellik edip son yapmam gereken birkac seyi yapamiyorum ya da yapmiyorum. Umarim okul baslamadan tamamen isleri bitirip resimleri buraya koyacagim. Umarim en kisa zamanda olur:)


Tuesday, July 21, 2009

haftasonu

Gunler oyle yogun ve eglenceli geciyor ki ders calisma moduna nasil girecegimi hic bilmiyorum. Sunun surasinda 4 hafta kaldi! 

Haftasonumuz cok cok guzel gecti. Havada cok guzeldi ve biz kendimizi disariya attik. Burada en cok hosuma giden hemen her restorantin acik havada oturma yerlerinin olmasi. Bu bana Turkiye'yi animsatiyor, biz de bu haftasonu gittigimiz her restorantta disarida oturduk. Bunu cok sik yapamiyoruz hava durumundan oturu. 

Oglumla birlikte ilk defa paten kayma deneyimimiz oldu. Ilk gun oglus superdi, hemen kapti teknigi ve kendi kendine pistte kaymaya basladi. Ara ara oynanan oyulardan birine bile katildi. Ben tam tersi ayakta zor durabildim patenlerle. Coluk cocugun maskarasi oldum cunku oyle kucuk yasta ki minikler oyle guzel kayiyorlardi ki. Hatta bir iki tanesi bana kaymayi ogretmeyi teklif etti!  Ikinci gun cok daha basarili gecti benim acimdan. Sasirtici sekilde Gavin korktu kaymaktan, ilk gune gore cok daha temkinliydi. Buna pek anlam veremesekte oldukca eglenceli bir seans gecirmis olduk. 

Haftasonlarini cok seviyorum. Ailecek birlikte zaman gecirmeyi, gezmeyi tozmayi, herseyi birlikte yapmayi seviyorum. Umarim bu haftada guzel gecer. Herkese iyi haftalar diliyorum. 

Thursday, July 16, 2009

fare vukuati

Ben hayvanlari cok severim ama cogundanda cok korkarim. Fare de bunlardan biri. Bizim evimizin cevresinde hic yok cunku minik bahce yilanlari bu isin icabina bakiyorlar. Yilan sevmeyen ve yilandan cok cok korkan biri olarak iki ucu b.klu degnek durumu mevcut. 

Gavin tam bir erkek cocugu, benim korktugum, sevmedigim, gordugumde ciglikla kacacak yer aradigim tum hayvanlara bayiliyor. Yilanlarla oynuyor, bocekleri eve getiriyor, orumceklerle tirmanma calismalari yapiyor:) Dun onu fareyle oynarken buldum ve oyle bir ciglik attim ki cevrede ki insanlar yardima geldiler. 

Dun parkta piknik yapiyorduk. Cujo da bizimleydi. Gavin parkta oynarken ben de kitabimi okuyordum agac golgesinde. Cujo'da ikimizin arasinda gidip geliyordu. Bir sure sonra dikkat ettim ve ikisini kaldirima oturmus birseyle oynadiklarini gordum. Taslarla oynadigini falan dusundum basta ancak bir sure sonra kikirdemeler artti ve 5 saniye poposunun uzerinde oturmayan cocuk hala ayni yerinde oturup birseylerle oynuyordu. Merakla gittim yanlarina ve gordugum manzara aynen soyle: Gavin ve Cujo bir fare bulmuslar almislar ortalarina bir Gavin parmagiyla tirtikliyor fareyi bir Cujo patisiyle iteliyor. Gavin bu isten pek memnun kikirdiyorda kikirdiyor. Ben oyle bir ciglik attim ki ''fareeeeee'' diye, etraftakiler geldiler Gavin korktu Cujo havlamaya basladi fare caliliklarin arasina kacti bu hengamede, Gavin aglamaya basladi fare kacti diye insanlar bu durumdan hicbirsey anlamadi. Kendme geldim hemen ve insanlara kisa bir aciklama yapip Gavin'i kucagima aldim sakinlestirmek icin. Tabi oglus halen bana cok kizgindi ve soyleniyordu ''you scared my fare annecim, sen bayirdin cok, ben faree istiyom now, seklinde serzenislerine devam etti bir uzun sure. Eve geldik ve iki oglusuda citiledim banyoda. 

Bugun oldu halen bana soyleniyor. Ilerde farelerin pet olarak evde beslenebilecegini ogrenecek. Beni nelerin bekledigini dusunmek bile istemiyorum. 

Sunday, July 12, 2009

ordan burdan

Biraz kendime geldim gecen hafta. Sanirim bana okulsuzluk, ev hanimligi ters etki yaratiyor. Gecen hafta Gavin uc gun okula gitti ben de bol bol ders calistim. Daha dogrusu gelecek donemin kitabini okumaya basladim. Gelecek donem ilk 7 hafta ''medical surgical nursing'' dersi alacagim ikinci yarisindada bol bol cocuk dogurtacagim( Peds-OB) Cok cok yogun bir donem olacagini bildigim halde ki uzerimde ki stresin nedenlerinden biriside bu, oldukca heyecanliyim. 

Gavin hafta ici iki gun evde kaldi benimle. Bol bol gezdik, havuzlara parklara gittik. O'nun bitmek tukenmek bilmeyen enerjisini atmasi icin surekli fiziksel aktivitelere katiliyoruz. Tabi bu durum beni oyle yoruyor ki, aksam resmen sizip kaliyorum. Ama cok cok eglendigimizi soylemek zorundayim. 

Yaz aylarini cok cok seviyorum. Eskiden beri bu hep boyleydi. Yasadigimiz yerde kislari karli ve soguk geciyor. Dondurucu bir soguk yok hatta karda yagsa her daim gunesli bir havasi var ama genede benim alisik oldugum sekilde degil kislar. Ben Akdeniz'liyim, Jonathon Miami'li. Durum boyle olunca yaz aylarinin gelmesini iple cekiyoruz. Hos bu sene yaz surekli yagmurlu ki ben 3 senedir burada cok nadir yagmur yagdigini gormustum. Burada yapacak o kadra cok disari aktivitesi var ki! Biz ailecek daglarda tirmanmayi, kamp kurmayi, bisiklete binmeyi, uzun yuruyuslere cikmayi cok seviyoruz. Burasi bu yonlerden tam bize gore. Ama genede yazlarin daha uzun oldugu bir yerde yasamayi tercih ederdim sanirim ya da kislarin kar hyagmadigi bir yer:) 


Sunday, July 5, 2009

bulutlu gunler

Birkac haftadir cok mutlu oldugum soylenemez. Neden yok aslinda, yani belli bir neden yok. Terapistime daha sik gider oldum bu ara oysa uzun sure ara vermistim. Boyle olmaktan boyle hissetmekten nefret ediyorum. Umarim en kisa zamanda kendime gelirim tekrar. 

Tuesday, June 23, 2009

father's day!!!

There is a lot to say but I am afraid I may not say it enough. I want to thank you for being the most wonderful father to Gavin. You are a sweet, understanding, loving, gentle, and funny person. Gavin is growing up to be a wonderful young man with your guidance, and I can't say enough  how proud I am of you both. I love you and happy father's day!!!

Wednesday, June 17, 2009

komik seyler

Oglum dogdugundan beri hayvanlarla ic ice oldu. Ondan midir bilinmez son bir haftadir tasma takma derdinde. Evet evet tasma:) Kedimizin tasmasini takip her yere onunla gitmek istiyor, okul haric. . Okula giderken cikariyor eve gelince tekrar takiyor. Bir gun kedi oluyor bir gun kopek! Onlarin taklidini yapiyor. Ustune gitmemeye karar verdik cunku daha ters tepiyor. 

Kucuklugunden beri yemek yerken yedigi sebze ve meyvelerin icinde hangi vitaminler oldugunu ve bu vitaminlerin neye iyi geldigini anlayacagi dilde anlatirim. Dun kopek parkinda Gavin'in poka basmasi sonucu acil bir ayakkabiciya girip ayakkabi almak durumunda kaldik. Bu isi Jon ustlendi ve ''Iron man''li bir ayakkabi almis bulunmus. Hic duymamistim bu karakteri acikcasi. Oglum bunun ne oldugunu sorunca ona cok demirli yiyecekler yedigi icin adinin ''iron man'' oldugunu soylemis bulundum. Ben cok ispanak yiyorum ben de iron man'im diyerek ortada dolanmaya basladi dunden beri:) Bugun parkta her cocuga bunun aciklamasini yapip garip action hareketleri yaparak onlara ne kadar guclu oldugunu gostermeye calisti. Tabi bunlari yaparken boynunda tasma da vardi.  Bakalim bu tasma hikayesi ve iron man sevdasi ne kadar surecek.


happy Birthday askim:)

We are not getting older, we are growing up together:) love you!!!

Tuesday, June 16, 2009

bugunu kendime tatil verdim:)


Gecen haftadan beri ev projelerine bogulmus durumdaydim. Bu hafta bitecek umarim. Jonathon 3 gun tatil alacak yarindan itibaren ve bana yardim edebilecek. Mutfak tezgahinin degisimi, mutfak duvarina fayans doseme ve asagi katta az bir boya isim kaldi. 

Boya islerini yaparken aklima oglum dogmadan once odasini nasil ozenle hazirladigim ve boyadigim geldi. Hep eskilere gitti aklim. Sanki uzerinden asirlar gecmis gibi, oysa sunun surasinda 4 yil olacak. Bari o resimleri koyayim simdi:)


Monday, June 8, 2009

boyaci geldiiii

boya yapiyorum haril haril:) Bu hafta Gavin okulda olacak, ben evde projelerimi bitirecegim umarim. Mufagimiz bitince resmini buraya koyacagim. Sonra diger projelerin de resmini koyacagim. 

Sunday, June 7, 2009

ikinci mi , nasil yani!!!

Uzun zamandir dusundugumuz ancak bir karara varamadigimiz bir konudur bu ikinci bebek! Ikinci bebege karar vermek birinciye karar vermekten daha zor bence. Birinci de dusunsende tasinsanda seni neyin bekledigini bilmedigin icin bir nevi olaya baliklama daliyorsun. Ancak ikinci cocukta basina geleceklerin farkindasin cogunlukla. Tabiki bilinmedikler var ikinci cocugun getirecegi ama cocuk sahibi olmak nedir biliyorsun en azindan. Bu bilinmezliklerin basinda sanirim ikinci cocugumu ilki kadar sevebilecek miyim var. Kulaga komik geliyor aslinda ama ben bundan cok korkuyorum. Sonra iki cocuga nasil zaman ayiracam var. Nasil esit davranabilecegim durumuda onemli. Sonra maddi olarak getirecegi yuk var ikinci cocugun. Var da var iste.



Biz genel anlamda iki cocuga sicak bakan bir ciftiz. Hatta ben iki cocugun arasini cok acmak istemeyenlerdendim ta ki Gavin olana kadar. Once gecirdigim dogum sonrasi depresyon beni ikinci cocuk fikrinden tamamen uzaklastirdi. Sonradan Gavin'in cok cok hareketli olmasi gozumuzu korkuttu. Biriyle zor basederken ikinciyle nasil ilgilenirim korkusuydu bu daha cok. Sonra isin icine okulda girince bizim planlar hepten suya dustu. Okuldan sonra mi olsa diye dusunmeye basladik ancak o zamanda yas farki cok olacakti. O zaman okul bitmeden olsun dedik ama Jon nisan ayinda okul icin 1 yilligina Texas'a gidecek ben burada kalacagim annemle. Bazen bu olanaksizliklarin bir isaret oldugunu bile dusundugum oluyor. Belki biz tek cocukla kalmaliyiz diyorum kendimce. 


Baslarda ki korkumuz sonradan ki hayat sartlari bu konuda karar vermeyi zorlastiriyor. Jon'in ikizi var, bazen diyorum ikiz bebeklerim olsaydi daha mi iyi olurdu diye. Sonra kayinvalideden duydugum hikayeleri duyunca ikiz olmadigi icin bir oh cekiyorum. 

haftasonu

Haftasonumuz cok yogun gecti. Iki gunde bizim burda bir ''dog show'' vardi. Cujo'yu canli canli gorme firsatimiz oldu ve pek bir keyif aldik bu isten. Cujo ikinci gelsede cok keyifliydi bizim icin. 

Onun disinda uzun zamandir kafa patlattigim ancak bir turlu cesaret edemedigim bir mutfak projesi vardi. Cok yakin bir arkadasimin itelemesiyle o projeye basladik ve neredeyse bitirmek uzereyiz. Evimiz eski bir ev oldugundan cok bakim istiyor. Mutfak dolaplarini boyadik ve yepyeni oldular. Yarin mutfak tezgahini degistirecegiz. Sonra gecen yil yaptigim boya islerinin sonrutuslarini bitirecegim. Evet dogru duydunuz, gecen yildan kalan bitmemis bir projem var:) Sonra kapilar boyanacak, evin balkonu tamirden gececek, citler degisecek:) Bu liste boyle uzar gider. 

Benim afacan oglum tum haftasonu en sevdgi iki arkadasiyla oyunlar oynadi. Tabi kavgalarda etti ve onlarin arkalarindan uzun uzun agladi. Biraksak onlarla gidecek ve arkasina bile bakmayacak. 


Friday, June 5, 2009

way to go Cujo

havalar kararsiz ben kararsiz

Gunes cikip cikmama arasinda kalmis gibi bu sabah. Biz Colorado'da yasiyoruz. Buarada bir gun icinde dort mevsim yasanmasi mumkun. Sabah 70 lerde olan hava oglene 40'lara dusup ogleden sonra tekrar 70'lere cikabilir. Ya da iki sene once ki gibi haziranda kar yagabilir:) Bu sene kis hafif gecti ancak nisanin girmesiyle birlikte havalar kis gibi sogudu. Simdilerde yagmursuz gecen bir gun olmuyor. 

Oglumla evdeyiz bugun. Bazi tadilat isleri var evde, o bakimdan muhtemelen gunun buyuk kismini evde gecirecegiz. Biz ailecek sokakciyizdir, o bakimdan evde durmak cok sevdigimiz birsey degil malesef.

Ogleden sonrasini nasil degerlendirsek emin olamadim. Havaya da guvenemiyorum, o bakimdan plan yapmakta zor oluyor. Neyse buluruz elbet birseyler...

Thursday, June 4, 2009

bugune dair dusunceler...

Bugun birkez  daha farkettim ki oglumdan ayri kaldigim her an ne cok sey kaciriyorum. Gene sorguladim kendimi uzun uzun...


Gavin 14 ayliktan beri birkac saatliginede olsa krese gitti. Ben genelde aksam dersleri alarak krese gidilen zamani hep minimumda tutmaya calistim ta ki hemsirelik okuluna baslayana kadar. Gavin ocak ayindan beri tum gun krese gidiyor. Okulum cok yogundu tum donem ve oglumla gecirdigim zaman cok cok kisitlandi bu yuzden. (Turkiye'de ki gibi sinavdan once ki gece calis sinif gec durumu malesef gecerli olmadi.)


Ya o evde kaldi babasiyla ben kutuphaneye gittim ders calismaya, ya da ben evdeydim babasi onu parka yahut baska aktvitelere goturdu. Birlikte yaptigimiz aktivitelerde bile okulun stresi yuzunden aklimin yarisi derslerdeydi. 


Donem bittiginden beri durum cok farkli, eskisi gibi hersey. Surekli kucaklasip danslar ediyoruz. Oyunlar oynuyoruz, tepinip kosturuyoruz parklarda. Oglenleri kucak kucaga uyuyoruz. Baskasindan gunluk rapor almiyorum gun icinde yaptigi seylere dair cunku ben hep yanindayim oglumun. Bunu oyle ozlemisim ki, dertsiz tasasiz kendini sadece yavruna verme hissini...


Isin bir de obur yani var tabi. Okudugum bolumu cok ama cok seviyorum. Ogluma daha iyi bir gelecek verebilmek de cabasi. Ancak deger mi bu gunleri kacirdigima diye dusunmeden de edemiyorum. Bu ikilem okula giden, calisan annelerde hep var biliyorum. Ama cozumu ne peki???

Atesh


Atesh bizim kedimiz. Oncelikle kedilerden cok hoslanmadigimla baslayayim. Ancak Atesh kisa surede kalimi caldi, cogu zaman nasil olurda kedim oldu diye dusunsemde onunda ayri bir yeri oldu bizim evde. 

Ben anneannemi cok severim, severdim. Onu iki sene once kaybettik malesef. Olumunun birinci yilinda cok cok kotuydum. Sokakta gezerken burada bulunan bir hayvan dukkaninin icinde Atesh'i kafesinde izlerken buldum kendimi. 
Icinde bulundugum ruh halinden olsa gerek hic dusunmeden bu minik kedicigi evlat edindim ve kosa kosa eve getirdim. Buna cok sasiran Jonathon ''acaba gelecek sene eve ne getirecek'' diyerek sesli dusunuyordu. O zamandan beri evimizde yer alir Atesh. 

Isminide anneannemden almaktadir. Anneannem cok guzelmis ve cok becerikliymis. Elinden kimse kurtulamazmis, oyle oluncada koyde ona Atesh lakabini koymuslar. Atesh'de ismini boyle almis oldu. 

Cujo


Bu postta resim eklemeye calisacagim. Cujo henuz bebek ancak koca bir bebek. Yaklasik 10 aylik ve 80 pounds kadar. Ancak o kadar uysal ve arkadascanlisidir ki, bakmayin adinin Cujo olduguna:) Onunla gitigimiz kopek parklarindan, ciktigimiz yuruyuslerden hatta dag tirmanislarindan cok zevk alirim. 

Cujo bir Rhodesian Ridgeback'tir. Afrika kokenli olup, eskiden aslanlari avlamakta kullanilirlarmis. Su an evde kediyle mutlu mesut yasamasi ilginc bir tesaduf oldu:) Sirtinda tuylerin ters cikmasi sonucu bir cizgi var. Ismini buradan aliyor bu guzel kopek. 

Cujo bir gosteri kopegidir ayni zamanda. Onu aldigimiz hayvan ureticisi(breeder) Cujo'yu bazi haftasonlari degisik eyaletlere goturup gosteriyor. Bunun icin belli kriterlerin olmasi gerekiyor ancak bu konuda cok bilgim yok. Bu konuya fazla ilgim de yok aslinda. Cujo gosteri kopegi olsun diye almadik, onu sectigimizde bundan haberimiz yoktu, piyangol gibi oldu biraz:) 

Gavin'la cok iyi anlasirlar, guzel oyunlar oynarlar. Gavin onu cok sever ama kendi yaptigi yaramazliklari onun ustune atar bolca. Agzi olup dili olmayan Cujo bunu hic kafaya takmaz tabi. 

Cujo'nun kedimizle olan iliskiside cok ozeldir aslinda. Bunu baska bir postta yazacagim. 


gunaydin

Guzel bir gune uyandik bugun. Kac haftadir yagmur ve soguktan bikmistik. Hava durumu gelecek haftayida soguk ve yagisli gosteriyor ancak su an bugunun guzelligine dalmak istiyorum:) Oglumu krese gondermekti niyetim ancak gunesli havayi gorunce vazgectim. Ana oglul guzel vakit gecirmeyi umuyorum bu guzel gunde!


oglum

Oglum, Ekim 2005'te katildi aramiza. Hep kiz cocuk istemistim, hatta oglum olacagini ogrendigimde biraz hayalkirikligina bile ugramistim deli gibi. Onu ilk kucagima aldigim ani dun gibi hatirliyorum. Bir yandan dun gibi gelirken bir yandan uzerinden asirlar gecmis gibi sanki. 

Oglum cok kosar, cok hoplar, cok konusur, cok soru sorar, cok guler, cok da tantrum atar. Uzun saclari, guzel gozleri vardir. O gulunce ( lakabi smiley'dir) icim erir mutlu olurum, ne sansli oldugumu dusunurum hep. 

Cok hareketlidir ama, oyle ki cok kafa goz yarar ve bana kalp agrisi yasatir. Gittigimiz acil sayisinin sayisini unuttum. Cok erken aylardan beri yurudugu hatta tirmandigi icin ve gozude cok pek oldugu icin bir lakabi'da "dare devil"dir. 

Sanirim bu blogu acmamin en buyuk denelerinden biri oglum. Ilklerini, anilarini hep bir deftere not ettim simdiye kadar. Ancak okulun yogunlugundan buna bile firsat bulamaz oldum, belki blog sayesinde unutmam bunlari. Bakalim basarili olabilecek miyim! 

Wednesday, June 3, 2009

Ben kimim?

Benim adim Esra:) Esim, oglum, kopegim ve kedimle birlikte Amerika'da yasiyorum. Anne, es, evhanimi, ogrenciyim ben. Gezmeyi tozmayi, dans etmeyi, yemek yapmayi ve yemeyi, insanlari hayvanlari, en cok da 3 yasinda ki oglumu cok ama cok severim. Internetsiz hele de bilgisayarimsiz asla yapamam. 





deneme bir, iki

Bu bir deneme yazisidir. Bakalim neye benzeyecek!!!